| Radyo Ruzgar | Müziğin Rüzgarına Kapılacaksın !
Sitemizden yararlanmak ve bu ailenin bir parçası olabilmek için lütfen üye olunuz!



        | Radyo Ruzgar | Müziğin Rüzgarına Kapılacaksın ! Hoşgeldiniz : Misafir
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0

 
PortalPortal  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Panel
Merhaba, Misafir

Toplam
0 mesajın var

Kayıt Tarihin;

Son Ziyaretin;


Son Üyemiz;
dadlu_cadu

3115 Gündür yayındayız
78 Konumuz var
95 Mesaj gönderildi
35 Kullanıcımız var
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Üye Kontrol Paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş-Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
En iyi yollayıcılar
Admin
 
dj_rüzgar
 
metougur9
 
Bymiqrop
 
Massacre
 
Dj_HeLmet
 
En son konular
» Moderatör Görevleri
tarafından Admin C.tesi Ara. 05, 2009 4:38 pm

» Garip Ötesi Olaylar
tarafından metougur9 Salı Ara. 01, 2009 6:02 pm

» Müzikten Sesi Ayırma [RESİMLİ ANLATIM]
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 11:00 pm

» Portable Adobe After Effects CS3 Multilang + 1300 Plugins
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:58 pm

» Noni.........
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:56 pm

» Sağlıklı dişler için...
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:54 pm

» Tik Bozukluğu ve Tedavisi
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:53 pm

» Kurban Eti Tüketimi
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:52 pm

» Bakımlı erkekler hayatta daha başarılı oluyor!
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:51 pm

» Test Maker soru bankasi programi
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:50 pm

» ÖSS Hazırlık Seti Videolu Anlatım EDEBİYAT
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:49 pm

» Sağlık Meslek Liseleri
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:48 pm

» Çukurova Üniversitesi (ADANA)
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:48 pm

» ÖSS'si kötü geçenlere alternatif!
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:47 pm

» 12 Eylül'ün inanılmaz işkence yöntemleri!!!
tarafından Admin Ptsi Kas. 30, 2009 10:45 pm

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 18 kişi Perş. Ekim 29, 2015 9:00 pm tarihinde online oldu.
REKLAM


Paylaş | 
 

 Alevilik Nedir,Nasıl Yaşanır ve Hissedilir

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Administrator
avatar

Erkek YAS : 24
NERDEN : İstanbul
REP PUANI : 0
MESAJ SAYISI : 57
KAYIT TARİHİ : 11/10/09
DOGUM TARİHİ : 18/03/94
POİNTS : 168

Profiliniz
Sitemiz Nasıl Sitemiz Nasıl: Güzel

MesajKonu: Alevilik Nedir,Nasıl Yaşanır ve Hissedilir   Ptsi Kas. 30, 2009 10:36 pm

Aleviliğin inanç ve
ibadet esaslarını görmeden önce, bu esasların günümüze hangi şekillerde
ulaştığına değinmek gerekir.Alevilik günümüze sözlü ve yazılı olmak
üzere iki kaynaktan ulaşmıştır. Sözlü gelenek nesilden nesile aktarılan
bilgi ve uygulamalar ve Dedelerin günümüze ulaştırdığı bilgiler
şeklinde günümüze ulaşmıştır. Sünni kitlelerin aksine eğitim
kurumlarından yoksun kalan Aleviler inanç, gelenek ve kültürlerini daha
çok bu yolla günümüze ulaştırmışlardır. Çevreyi temsil eden ve göçebe/
yarı göçebe kitlelerin oluşturduğu bu gruplar, resmi din anlayışına
karşı bir dinsel anlayışı, yani heterodoksiyi temsil ediyorlar,
toplumsal yapıları itibariyle, sünnî çevrelerin aksine, eğitim ve
kültür kurumlarından yoksun bulunuyorlardı. Bektaşî dergâhlarında ise
belli bir organizasyon bulunmaktaydı. Bu dergâhlarda bulunan bektaşî
dervişleri ve onların nüfuzundaki kitleler, Ocakzade dedelerin
faaliyette bulundukları kitlelerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumlaşmış
idiler. Bu durumu arşiv belgelerinden rahatlıkla görebiliyoruz.
Ocakzade dedelerin faaliyette bulunduğu yerlerde yaşayan kitleler
Bektaşî dergâhlarından daha farklı bir organizasyona tabi
bulunmaktaydılar. Bu kitleler arasında, bilgiler, yazılı olmayan yani
sözlü geleneğe dayalı bir şekilde nesilden nesile aktarılıyordu.
Merkezi iktidarların bu kitleler üzerindeki baskısı ve zaman zaman
gerçekleşen sürgünlerin yarattığı olumsuzluklar bu kitlelerin
yaşamlarının her alanına yansımış, örneğin cem ayinleri büyük bir
temkinle ve gizlilik içerisinde yapılır olmuştur.


Alevi Yol ve Erkânının
günümüze ulaşmasının ikinci kaynağı ise yazılı kaynaklardır. Ancak bu
kitlelerin sosyal yaşamlarının doğal bir sonucu olarak, sahip oldukları
yazılı eserler de oldukça sınırlıdır. Alevî köylerinde yaptığımız
araştırmalarda, daha çok dede evlerinde nefeslerin ve deyişlerin yer
aldığı kitaplar (Cönkler), Menakıb-ı İmam Cafer-i Sadık, Hutbe-i
Düvaz-deh İmam/Menakıb-ı Seyyid Safi, “Küçük Buyruk” olarak da bilinen
“Dergah-ı Ali’de Seyyid Abdülbaki Efendi’nin Erenlere Muhib olan Temiz
İnançlı Müminlere Gönderdiği Mektup” başlıklı bir kitapçık, Makalat-ı
Hacı Bektaş-ı Veli ve Vilayet-name adlı el yazması (Osmanlıca)
eserlerin varolduğunu biliyoruz. Oysa sünnî kesimler yüzyıllara yayılan
zaman sürecinde medreseler ve şeyh-mürid ilişkisi çerçevesinde birçok
eğitim kurumlarına sahip olmuş, bu şekilde yüzlerce eser kaleme
alınmıştır. Bektaşi dergâhları eğitim faaliyetleri ve araçları
bakımından da, ocakzade dedelere bağlı Alevilerle kıyaslanmayacak
ölçüde kurumsallaşmış idiler.Dergahlarda yüzlerce cilt eser bulunurken
Alevi köylerinde sadece Dede evlerinde elyazması kitaplar bulunurdu.



Aleviler’de İnanç Anlayışı

Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının
kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok
özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun
insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak,
oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal
varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de
boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da
dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.


Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Oniki İmam Sevgisi

Bilindiği üzere Alevilik Hz. Ali, Ehl-i Beyt
ve Oniki İmam sevgisine dayanır. Ehl-i Beyt sözcük olarak ev halkı
demektir. Ev halkı yani Ehl-i Beyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatıma,
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluşmaktadır. Ehl-i Beyt halk arasında
Pençe-i Al-i Abâ olarak da adlandırılır.


Oniki İmamlar, Alevilerin Hz. Muhammed’den
sonra önder olarak tanıdıkları Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın soyundan
gelen kişilerdir.Oniki İmamların adları sırasıyla şöyledir:



1- İmam Ali
2- İmam Hasan
3- İmam Hüseyin
4- İmam Zeynel Abidin
5- İmam Muhammed Bakır
6- İmam Cafer Sadık
7- İmam Musa Kazım
8- İmam Ali Rıza
9- İmam Muhammed Taki
10-İmam Ali Naki
11-İmam Hasan Askeri
12- mam Mehdi

Alevilere göre müslümanlar Hz. Muhammed’den
sonra 73 fırkaya ayrılacaklar ve Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan
gidenlerin dışındakiler cehenneme gideceklerdir. Ehl-i Beytin, Oniki
İmamların yolundan gidenler Fırkayı Naciye veya Güruh-u Naci olarak
adlandırılır.


Demek ki Ehl-i Beyt sevgisi Aleviliğin
esasını oluşturur. Tevella ve teberra anlayışı da bu sevgiden
kaynaklanır. Tevella Ehl-i Beyti, Oniki İmamları, Ondört Masumları,
Onyedi Kemerbestleri ve onların yolundan gidenleri sevenleri sevmek,
teberra ise onları sevmeyenleri sevmemektir.


Ondört Masum

Muhammed Ekber, Abdullah b. İmam Hasan,
Abdullah b. İmam Hüseyin, Kasım, Zeynelaba, Kasım b. Zeynel-abidin, Ali
Eftar, Abdullah b. İmam Cafer Sadık, Yahya el-Hadi, Salih, Tayyib,
Cafer b. Muhammed Taki, Cafer b. Hasan Askeri, Kasım b. Muhammed Taki.


Onyedi Kemerbest

İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hadi-i Ekber,
Abdülvahid, Tahir, Tayyib, Türab, Muhammed Hanefi, Abdurrauf, Ali
Ekber, Abdülvahab, Abdülcelil, Abdurrahim, Abdülmuin, Abdullah Abbas,
Abdülkerim, Abdüssamed





Dört Kapı Kırk Makam

Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki Kâmil(olgun)
insan olma ilkelerini Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin tespit ettiğine
inanılır.Hacı Bektaş “Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost
olur.” buyurmuşlardır. Bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa
ulaştırır. Bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat
ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakkı özünde bulmak
yollarıdır.


Dört Kapı şunlardır:

1.Şeriat
2.Tarikat
3.Marifet
4.Hakikat

Her kapının on makamı vardır:

Şeriat kapısının makamları:

- İman etmek,
- İlim öğrenmek
- İbadet etmek
- Haramdan uzaklaşmak
- Ailesine faydalı olmak
- Çevreye zarar vermemek,
- Peygamberin emirlerine uymak
- Şefkatli olmak
- Temiz olmak
- Yaramaz işlerden sakınmak

Tarikat kapısının makamları

- Tövbe etmek
- Mürşidin öğütlerine uymak
- Temiz giyinmek
- İyilik yolunda savaşmak
- Hizmet etmeyi sevmek
- Haksızlıktan korkmak
- Ümitsizliğe düşmemek
- Ibret almak
- Nimet dağıtmak
- Özünü fakir görmek




Marifet kapısının makamları

Edepli olmak
Bencillik, kin ve garezden uzak olmak - Perhizkârlık
- Sabır ve kanaat
- Haya
- Cömertlik
- İlim
- Hoşgörü
- Özünü bilmek
- Ariflik

Hakikat kapısının makamları

- Alçakgönüllü olmak
- Kimsenin ayıbını görmemek
- Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
- Allah’ın her yarattığını sevmek
- Tüm insanları bir görmek
- Birliğe yönelmek ve yöneltmek
- Gerçeği gizlememek
- Manayı bilmek
- Tanrısal sırrı öğrenmek
- Tanrısal varlığa ulaşmak

Üç sünnet yedi farz

Alevilerin kutsal kitaplarından
“Buyruk”larda yazıldığına göre Alevi yolunun temeli üç sünnet yedi
farza dayanır. Bu temel esaslara uymak zorunludur. Üç sünnet yedi farz
şunlardır:


Üç Sünnet

Dilini tevhid kelimesinden ayırmaya
Gönlünden düşmanlığı gidere, kimseye kin ve kibir tutmaya, kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye.
Sözü Hakkın kudreti ola, kimseyle kavga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya



Yedi Farz

Çok sır saklaya
Talip binbir ise, bir otura ve bir dilden söyleye
Hakkın terazisine itaat ede, yaptığı bir
günaha bin özür ve niyaz eyleye, kimsenin gıybetini etmeye ve yalan
yere and içmeye, yalan söylemeye

Mürebbi hakkına itaat ede, emrine uya
Kuşak kuşana, halifeden el alıp, tövbe eyleye
Musahibini hakikatte Hak cemiyetine eriştire
Halife’den tac ve kisvet kabul eyleye. Özünü şeyhlere ulaştıra
Bu yol üzere olmayofu diye inanmayasanız.
Bir kişi bunca farzdan ve sünnetten düşse, ona derman yoktur, sürgün
olur, yüzü karadır.


Oniki Şart


- Cömertlik
- Mutluluk
- İbret
- Gayret
- Sohbet
- Mürüvvet
- Şefkat
- Şefkat
- İkram
- Tevella
- Teberra

Oniki İşlek


- Evvel kendi özünü hassas etmektir
- Marifet tohumunu ekmektir
- Şefkat beslemektir
- Rıza eteğini tutmaktır
- Hikmet sıfatını sem etmektir
- Özünü hizmet hürmetin saklamaktır
- Özünü mukarribiyle hudetmektir,
- Özünü sabır ehline vermektir
- Muhabbet kilesiyle ölçmektir
- Takva değirmeninde özünü arındırmaktır
- Su ile yuğurmaktır
- İradet tennurunda pişmek ve ihlas sofrasına girmek , özünü dervişlere ve fukaralara sarfetmektir.

Eline Diline Beline Hakim Olmak

Eline, diline, beline hakim olma kuralı
Alevilerin yaşamları boyunca uymaları zorunlu ahlak sisteminin adeta
simgesidir. Eline bağlı olmak, elinle koymadığını almamak, diline bağlı
olmak gözünle görmediğini söylememek ve beline hakim olmak haram olan
cinsel ilişkiye girmemektir. Bu kural Alevi toplumunun çok güçlü ahlak
sisteminin özetidir ve Alevi Yolu Dedelerimizin deyimiyle “kıldan ince,
kılıçtan keskindir”. Yolun bu kurallarına uymayanlar düşkün sayılırlar.
Düşkünler toplumdan soyutlanırlar, işledikleri hatanın durumuna göre
değişik şekillerde cezalandırılırlar.


Alevi toplumunda kadın-erkek yaşamın her
alanında eşittir. Çalışırken de, ibadet ederken de kadın erkek
birliktedir. Sünni geleneğin aksine tek eşlilik esastır. Başlık parası
gibi uygulamalar kabul edilmez. Kadın olsun erkek olsun eşinden
şikayetini Dedeye iletebilir, suçlu bulunursa düşkün edilir. Alevilerde
sosyal yaşamın her alanında kadının da erkekle birlikte ve eşit olarak
yeralması bunu çekemeyenlerce çeşitli iftiralara da konu olmuştur.


Ayin ve Merasimler (Muharrem,Hızır Orucu, Cemler)

Her toplumun önemli anma ve toplanma günleri
bulunmaktadır. Alevilerin de böyle kutsal ibadet ve bayram günleri
vardır. Cemler düzenli olarak yapılan ibadetlerdir. Cemlerin yanısıra
Sultan Nevruz, Muharrem Orucu, Hızır Orucu, Hıdırellez, Kurban Bayramı,
Abdal Musa Lokması da Alevilerin önemli günlerindendir. Aleviler
Ramazan Orucunu tutmazlar. Şimdi sırasıyla bunlar üzerinde duralım:


İlkbaharın başlangıcı ve Hz. Ali’nin doğumu sayılan Nevruz (21 Mart) akşamı Sultan Nevruz olarak adlandırılır ve Cem yapılır.

Alevilerce Kerbela Olayı’nın anlamı
büyüktür. Yine kış aylarında Abdal Musa Lokması düzenlenirdi. Abdal
Musa Lokması için evler dolaşılarak lokmalar toplanır, kurbanlar
kesilir cem yapılır, ertesi gün pişen lokmalar dağıtılırdı. Abdal Musa
lokmasının topluma yararlı olacağına, ürünlerin bereketli olacağına
inanılırdı. Hz. Hüseyin’in acımasızca şehid edilmesinin anısına
yüzyıllardır Muharrem ayında oruç tutulur. Muharremin birinci günü
başlanan oruç Oniki İmamlar aşkına oniki gün tutulur. Ondört Masumlar
için fazladan oruç tutanlar da vardır. Muharrem Orucu sırasında Hz.
Hüseyin’in susuz şehid olması anısına su içilmez, kurban kesilmez, traş
olunmazdı. Akşamları Kerbela olayını anlatan kitaplar okunurdu.


Şubat ayında ise üç gün Hızır Orucu tutulurdu.

Her yıl 6 Mayıs günü Hızır İlyas günü
kutlanır.Hızır karada, İlyas ise denizde zor durumda kalanlara yardım
ederler inancı vardır. Bu nedenle Aleviler arasında “Yetiş Ya Hızır”
deyimi yerleşmiştir.


Alevilerde kurban geleneği de yaygındır.
Cemlerde, Hızır orucunda, Abdal Musa törenlerinde ve Kurban Bayramında
kurbanlar kesilir.


Ancak “yol bir sürek binbir” sözünden de
anlaşılacağı üzere Anadolu’nun değişik bölgelerinde yaşayan Aleviler
arasında bu dinsel ibadetlerin uygulanmasında çok küçük farklılıklar
bulunmaktadır.




Cem

Aleviliğin temel ibadeti “Cem” dir. Alevi
Cemleri daha çok hasat döneminden sonra yapılır. Cemlerin cuma
akşamları yapılması gerekir. Cuma akşamı Alevilerce perşembe akşamına
verilen addır. Alevi Dedeleri talipleri köylerde ziyaret ettiğinde Cem
yapılacağı duyurulur. Ceme katılacak olanlar yanlarında niyaz veya
lokma adı verilen yiyecekler getirirler. Cemler büyük evlerde yapılır.
Dede cem yapılacak yerin başköşesinde bulunan posta oturur. Cemde Oniki
hizmet vardır. Bu oniki hizmetin sahipleri şunlardır:

- Dede(Mürşid)
- Rehber
- Gözcü
- Çerağcı(Delilci)
- Zakir(Aşık)
- Ferraş(Süpürgeci)
- Sakka(İbriktar)
- Kurbancı(Sofracı)
- Pervane
- Peyk(Davetçi)
- İznikçi(Meydancı)
- Bekçi

Cem töreni Oniki hizmetin yerine
getirilmesinden oluşan kutsal bir ibadettir. Cem içerisinde semah da
edilir, Pir Sultan’dan, Hatayi’den, Kul Himmet’ten deyişler söylenir.
Lokmalar dağıtılır. Kerbela Olayı anılır. Cem’de musahipler görülür,
düşkünler dara kaldırılır, toplumun önünde haklı haksız belirlenir,
suçlu olanların gerekli cezaları verilir. Cemlerde verilen cezalara
uyulur, aksi halde toplum dışına itilmek kaçınılmazdır.


Bu belli günlerde yapılan ibadetlerin
dışında Anadolu’nun değişik merkezlerinde de her yılın belli günlerinde
törenler düzenlenmektedir. Bunların en bilinenleri şu şekildedir: Hacı
Bektaş Veli Törenleri, Abdal Musa Törenleri(Antalya), Veli Baba
Törenleri(Isparta), Hamza Baba Törenleri(İzmir), Şücaettin
Veli(Eskişehir) Törenleri, Pir Sultan Törenleri(Sivas), Hıdır Abdal
Törenleri (Erzincan). Bu törenlere Türkiye’den ve yurtdışından
yüzbinlerce insan katılmakta ve adeta bir festival havası içerisinde
kutlanmaktadırlar.



Kaynak : Yrd.Doc.Dr.Ali YAMAN ; A'dan Z'ye Alevilik Nedir? ; İstanbul 1990


Bazı Resimler;








Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://radyoruzgar.yetkinforum.com
 
Alevilik Nedir,Nasıl Yaşanır ve Hissedilir
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Evvabin namazı nedir, nasıl kılınır?
» Psd Nasıl Yapılır?[Resimli]
» SAÇ KESİMİ??
» Yoqa Nedir ?
» Hobilerimiz

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| Radyo Ruzgar | Müziğin Rüzgarına Kapılacaksın !  :: Düşünce Platformu :: İnanç Tartışmaları-
Buraya geçin: